GIYBET http://www.kuranikerim.com/dini_sozluk/ds_a2.htm / http://emrimaruf.net/

 

 

Adı ne olursa olsun... Ahmet, Mehmet, Hüseyin, Yasin, Sedat, Süleyman, Mü'min... sağda solda gıybetimi yapanlara Hamdi Döndüren Hocanın gıybet hakkındaki açıklamalarını + tüm islam cemaatlerinin gıybet hakkındaki yazılarını sunuyorum. Benden helallik dilemeye bizzat gelmeyenlere hakkımı helal etmiyorum. Bu kişiler hacca ve umreye gitmeye kalktıklarında, üzerlerindeki gıybet (kul hakkı) yükünü, beni çekiştirdikleri konuları bana anlatıp helallik dileyerek atabilirler. Benim ismim bir toplulukta kötülük ile anıldığında, konuşanı iftira ediyosun, haksızlık ediyosun diye susturan kardeş(ler)imden Allah CC. razı olsun. Gıybetçiler gıybet ettikleri konu ne ise aynı suçu işlemeden ölmeyeceklerini Hz. Muhammed Aleyhisselatuvesselam haber vermektedir.

 


Her kim bir müslüman kardeşinin ayıplarını, kusurlarını, kimsenin görmesini ve işitmesini istemediği şeylerini örterse, Allahü teâlâ da kıyâmet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir şeyini ortaya çıkarır ve dile verirse, Allahü teâlâ da onun ayblarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır ve bu sûretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir. (Hadîs-i şerîf-Müslim)
 

İnsanların ayıplarını görme. İnsanların ayıplarını gören onların hedefi olur. (Câfer-i Sâdık)
Kendisinde gördüğün bir ayıpdan dolayı, müslüman kardeşini kötüleme. Olur ki, aynı hataya sen de düşersin ve ondan da kötü olursun. (Ebû Câfer bin Sinân)

 

 -Giybet nedir biliyormusunuz?
Allah ve Rasulu bilir,dediler
-Birinizin kardesini hoslanmadigi sey ile anmasidir
Ey Allahin rasulu anlattiklarim ya o kardesimde bulunuyorsa
-Anlattiklarin o kardesinde bulunursa onun giybetini yapmis olursun.anlattiklarin onda yoksa o zaman ona iftira etmis olursun.
(hadis; tirmizi)

 

GIYBET YAZILARI 

Gıybet 1

 Gıybet 2

 Gıybet 3

  Gıybet 4

Gıybet 5

 Gıybet 6

Gıybet 7 Gıybet 8
Gıybet 9 Gıybet 10 Gıybet 11 Gıybet 12
Gıybet 13 Gıybet 14 Gıybet 15 Gıybet 16
Gıybet 17 Gıybet 18 Gıybet 19 Gıybet 20

 

 

Gıybetin helal olduğunu söyleyen kafirdir. Haram olduğunu bile bile gıybete devam eden fasıktır...Gıybeti dinleyip tastikleyen de gıybet eden gibidir. Her kim bir mü'mini onda olan bir kabahat, bir eksiklik yüzünden çekiştirirse bunun adı gıybet, onda olmayan birşey yüzünden çekiştirirse bu hem gıybet hem iftiradır...

 

 

GIYBET

 

Bir kimsenin gıyabında hoşlanmayacağı bir söz söylemek, çekiştirmek; meydanda olmama, kaybolma hâli.

 

Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendimize söylendiği zaman hoşlanmayacağımız bir şeyi, din kardeşimiz hakkında arkasından konuşmamız anlamına gelir. Halk arasında dedikodu, gıybet ile aynı anlamda kullanılır.

 

Gıybet, insan veya insanla ilgili birtakım şeyler üzerinde olur. Kişinin bedeni, nesebi, ahlâkı, işi, dini, dünyası, elbisesi, evi, bineği... dedikodu konusu olabilir. Gözün şaşılığı, saçların döküklüğü, uzun veya kısa boyluluk, siyah veya sarı renkte olmak... Bunlardan alaylı bir şekilde bahsedilmesi sözkonusu kişinin kalbini kırar.

 

Kur'an ve Sünnet, gıybeti yasaklamıştır: "Bir kısmınız diğerlerinizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?" (el-Hucurat, 49/12); "Gıybet, kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır" (Tirmizî, Birr, 23; Dârimî, Rikat, 6; Mâlik, Muvatta, Kelâm,10; Ahmed b. Hanbel, II, 384, 386).

 

Başkalarına kardeşinin ayıplarını anlatmak onun hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek demek olduğundan, ancak dil ile söylemek haram olmuştur. Kaş-göz işareti yapmak, imâ, işaret ve yazı gibi gıybet anlamı ifade eden her hareket de gıybettendir. Meselâ elle birisinin uzun veya kısa boyluluğuna işaret etmek, bir şahsın ayıpları hakkında yazı yazmak gıybettir. Gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkâr etmesi gerekir. (İmam Gazzâli, Zübdetü'l-İhya, Trc: Ali Özek, İstanbul 1969, 362, 363). Allah Resulu şöyle buyurur: "Bir kimse yanında hakarete maruz kalan bir mümine gücü yettiği halde yardım etmezse, Allah o kimseyi kıyâmet gününde insanların önünde rezil eder" (Tebarâni).

 

- "Her kim gıyabında kardeşinin kusurlarını söyletmezse, kıyâmet gününde Allah da onun kusurlarını örtmeyi tekeffül eder" (İbn Ebi'd-Dünya).

 

- "Ey kalbiyle değil, sadece diliyle iman edenler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız, ayıplarını araştırmayınız. Zira kim kardeşinin ayıp ve kusurlarını araştırırsa Allah do onun kusurlarını araştırır. Allah, kimin kusurunu araştırırsa onu evinin içinde bile olsa rezil ve rüsva eder (Ebû Dâvud, İbn Ebî Dünya).

 

İslam dininde kardeşlik olgusunun, "Müminler ancak kardeştir. İhtilaf ettikleri zaman, iki kardeşinizin arasını düzeltin; ve sakının ki, merhamet olunasınız" (el-Hucurat, 49/10) ilâhi buyruğu ile kurulmuş olması, İslâm toplumunu bu iman kardeşliği üzerinde yükselen güçlü bir toplum yapmaktadır. Böyle bir toplumda gıybet yoktur. Çünkü, Hz. Peygamber (s.a.s)'in buyurduğu gibi, "Mümin müminin aynasıdır. Mümin iki el gibidir, birisi diğerini temizler." Bu ölçüler, toplumu fitne ve bozgunculuktan uzak tutar.

 

Gıybetin sebepleri:

 

1. İntikam duygusunu tatmin, 2. Arkadaşlara muvafakat, 3. Gösteriş ve büyüklük; başkalarını küçültme, kendini büyütme, 4. Kıskançlık, 5. Hoşça vakit geçirmek, güldürmek için başkalarının ayıp ve kusurlarının ortaya serilmesi, 6. Küçük düşürmek için alay (Gazzâlî, İhyâu Ulûmiddin, Trc: Ali Arslan, İstanbul 19'72; VI, 522 vd).

 

Gıybetten korunmak için kişinin öncelikle kendi günahları, kusurlarıyla uğraşması gerekir.

 

 

Şuralarda gıybet câizdir:

 

1) Haksızlık karşısında: "Hak sahibinin söz hakkı vardır" (Buhârî, Müslim).

 

2) Fetva istemede: Utbe kızı Hind, Resulullah'a gelerek kocası Ebû Süfyan'ı cimriliğiyle, çok az nafaka bırakmasıyla çekiştirmiş ve kocasının malından haberi olmadan alıp alamayacağını sormuştu. Allah Resulu de "Sana ve çocuğuna yetecek miktarda, iyilikle al" buyurdu.

 

3) Bir kimseyi kötülükten menetmek:

 

4) Kişiyi meşhur olan lakabıyla anmak.

 

5) Kişinin fısk-u fücûrunu alenen yapması, yaptıklarından dolayı gurur duyması, yaptıklarının söylenmesinden dolayı üzüntü duymamasıdır. Yaptıklarıyla övünmesi yüzünden onları anmak gıybet sayılmaz.

 

Gıybetçinin günâhtan kurtulması için pişmanlık duyması, tövbe etmesi, gıybetini yaptığı kimse ile helâlleşmesi gerekir. Gıybeti yapılan da merhametli davranır, affeder. Düstur: "affa yapış(mak), iyiyi emret(mek), cahillerden uzak ol(maktır) (el-A'râf, 7/ 199).

 

Hamdi DÖNDÜREN