GIYBET*
..
PEYGAMBER ALEYHİSSELAM ve sahabeleri bir gaza yolundaydılar. Sahabelerden
bazıları acıkmıştı. İçlerinden Selman-ı Farisîyi, kendisinden yiyecek birşeyler
istemek üzere, Allahın Resulûnun huzuruna gönderdiler. O, arkadaşlarının
istekleri üzere, Peygamber Aleyhisselamın yanına doğru yola çıktı. Geride
kalanlardan bazıları, onun arkasından konuşmaya başladılar:
Bu, ağzına kadar suyla dolu bir kuyunun başına varsa, o kuyunun suyunu kurutur
da, eli boş döner!
Arkasından söylenenlerden habersiz olan Selman, Peygamber Aleyhisselamın yanına
vardığında, arkadaşlarının isteklerini iletti. Peygamber Aleyhisselam ise, ona
hiç beklemediği bir cevap verdi:
Git arkadaşlarına söyle, onlar yemeklerini yediler.
Bu cevaba çok şaşıran Selman, arkadaşlarının nasıl olup da kendisinin gidişinin
ardından yiyecek bulduklarının merakı içinde, onların yanına döndü ve sordu:
Siz yiyecek bulmuş ve yemişsiniz!
Hayır! dediler. Biz ağzımıza koyacak bir lokma olsun, bulmuş değiliz!
Arkadaşlarının bu cevabı üzerine hayreti ve şaşkınlığı daha da artan Selman,
işin aslını öğrenmek üzere tekrar Peygamber Aleyhisselamın huzuruna döndü ve
işin aslını Ondan sordu.
Peygamber Aleyhisselam, kendisine şöyle cevap verdi:
Onlara söyle! Sen buraya gelirken arkandan konuşup, gıybetini edip, senin etini
yediler. Bu onlara yeter! Daha ne yemek istiyorlar?
*Gıybet: Orada bulunmayan biri hakkında hoşuna
gitmeyecek şeyler söyleyip ileri geri konuşma. Söylenenler o kişide varsa,
konuşanlar gıybet etmiş olur. Yoksa, o zaman hem gıybet, hem iftira etmiş olur
ki, iki kat günahtır.
http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1437