Müslümanlar arasında galiz tenkidler
ve iftiraların mes’uliyeti hakkında şer’î bir tesbittir.
"Gıybet, şu âyetin kat'î hükmüyle nazar-ı Kur'anda gayet menfur ve ehl-i gıybet
gayet fena ve alçaktırlar. Gıybetin en fena ve en şenii ve en zalimane kısmı,
kazf-ı muhsanat nev'idir. Yani gözüyle görmüş dört şahidi gösteremeyen bir
insan, bir erkek veya kadın hakkında zina isnad etmek; en şeni' bir günah-ı
kebair ve en zalimane bir cinayettir, hayat-ı içtimaiye-i ehl-i imanı
zehirlendirir bir hıyanettir, mes'ud bir ailenin hayatını mahveden bir gadirdir.
Evet Sure-i Nur bu hakikatı o kadar şiddetle göstermiş ki, vicdan sahibini
titretiyor ve tüylerini ürperttiriyor.
Gıybet nedir?
Gıybet, ehl-i adâvet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir
silâhtır.
İzzet-i nefis sahibi, bu pis silâha tenezzül edip istimal etmez. Nasıl meşhur
bir zat demiş: “Düşmanıma gıybet ile ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve
tenezzül etmiyorum. Çünkü gıybet zayıf ve zelil ve aşağıların silâhıdır.”
Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi kerahat edip
darılacaktı. Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese; hem gıybet, hem
iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır.
(Mektubat. s. 267)
Gıybetin caiz olduğu yerler
1- Şekvâ sûretinde bir vazifedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati
ondan izâle etsin ve hakkını ondan alsın.
2- Bir adam onunla teşrik-i mesâî etmek ister. Seninle meşveret eder. Sen de
maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için desen: “Onun
ile teşrik-i mesâî etme. Çünkü zarar göreceksin.”
3- Maksadı tahkir ve teşhir değil, belki maksadı tarif ve tanıttırmak için dese:
“O topal ve serseri adam filan yere gitti.”
4- O gıybet edilen adam fasık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki
işlediği seyyiâtla iftihar ediyor; zulmü ile telezzüz ediyor, sıkılmayarak
aşikâre bir surette işliyor. İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve
maslahat için, gıybet caiz olabilir. Yoksa gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir,
gıybet dahi a’mal-i sâlihâyı yer bitirir.